fair one - Türkisch Englisch Wörterbuch

fair one

Bedeutungen von dem Begriff "fair one" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
fair one n. güzel kadın
fair one n. güzeller güzeli

Bedeutungen, die der Begriff "fair one" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 50 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
demand one's fair share v. hakkını aramak
do one's fair share of the work v. üzerine düşeni yapmak
Idioms
one's fair share n. birinin payına düşen hisse
one's fair share n. hakkı olan (miktar)
one's fair share n. payına düşen (miktar)
make (something) by (one's) own fair hand v. kendi başına yapmak
make (something) by (one's) own fair hand v. kendi güzel elleriyle/elceğiziyle yapmak
make (something) by (one's) own fair hand v. kimseden destek/yardım almadan yapmak
make (something) by (one's) own fair hands v. kimseden destek/yardım almadan yapmak
make (something) by (one's) own fair hands v. kendi başına yapmak
make (something) by (one's) own fair hands v. kendi güzel elleriyle/elceğiziyle yapmak
make (something) by (one's) own fair hand v. (bir şeyi) kendi kendine yapmak
make (something) by (one's) own fair hand v. elcağızıyla yapmak
make (something) by (one's) own fair hands v. (bir şeyi) kendi kendine yapmak
make (something) by (one's) own fair hand v. (bir şeyi) kendi elleriyle yapmak
make (something) with (one's) own fair hands v. elcağızıyla yapmak
give (one) a fair shake v. (birine) eşit şans tanımak
make (something) by (one's) own fair hands v. (bir şeyi) kendi elleriyle yapmak
make (something) with (one's) own fair hands v. (bir şeyi) tek başına yapmak
make (something) with (one's) own fair hands v. (bir şeyi) kendi elleriyle yapmak
make (something) with (one's) own fair hand v. (bir şeyi) kendi elleriyle yapmak
make (something) with (one's) own fair hand v. (bir şeyi) kimseden yardım almadan yapmak
give (one) a fair shake v. (birine) adilce bir şans vermek
make (something) by (one's) own fair hands v. (bir şeyi) kimseden yardım almadan yapmak
make (something) with (one's) own fair hand v. (bir şeyi) kendi kendine yapmak
make (something) by (one's) own fair hand v. (bir şeyi) tek başına yapmak
make (something) with (one's) own fair hands v. (bir şeyi) kimseden yardım almadan yapmak
make (something) with (one's) own fair hands v. (bir şeyi) kendi kendine yapmak
make (something) by (one's) own fair hands v. elcağızıyla yapmak
give (one) a fair shake v. (birine) bir şans tanımak
make (something) by (one's) own fair hand v. (bir şeyi) kimseden yardım almadan yapmak
make (something) by (one's) own fair hands v. (bir şeyi) tek başına yapmak
make (something) with (one's) own fair hand v. elcağızıyla yapmak
make (something) with (one's) own fair hand v. (bir şeyi) tek başına yapmak
give (one) a fair crack of the whip v. (birine) bir fırsat vermek
give (one) a fair crack of the whip v. (birine) adilce bir şans vermek
give (one) a fair crack of the whip v. (birine) şans tanımak
have had more than (one's) fair share of (something) v. gereğinden fazla acı çekmek
have had more than (one's) fair share of (something) v. gereğinden fazla talihsizlik yaşamak
by (one's) own fair hand adv. kimseden destek/yardım almadan
by (one's) own fair hands adv. kimseden destek/yardım almadan
by (one's) own fair hands adv. elceğiziyle
by (one's) own fair hand adv. elceğiziyle
by (one's) own fair hands adv. kendi başına
by (one's) own fair hand adv. kendi güzel elleriyle
by (one's) own fair hands adv. kendi güzel elleriyle
by (one's) own fair hand adv. kendi başına
with own one's fair hands expr. hiçbir yardım almadan
with own one's fair hands expr. kendi başına
with own one's fair hands expr. kendi elleriyle (hiç yardım almadan)